Jinekolog Prof. Dr. Önder KoçYORUMLARMENÜ

Miyom ameliyatı riskleri nelerdir?

Miyom ameliyatı riskleri nelerdir?

Miyom Nedir?

Miyom ameliyatı her 3 kadından birinde görülen, yani oldukça sık karşılaştığımız bir jinekolojik problemdir.

Her miyoma ameliyat gerekmez. Ancak tedaviye dirençli kanama, kasık ağrısı, komşu organ basısına bağlı belirtilerin olması veya hızlı büyüme gösteren miyomların ameliyatla alınması gerekir.

Miyom ameliyatı doğru teşhis, doğru teknik ve yeterli doktor tecrübesi varsa riski oldukça düşüktür. Ancak her cerrahi girişim gibi miyom ameliyatının da bazı riskleri vardır.

Bu yazımda sizlere miyom ameliyatı tehlikeli mi? miyom ameliyatı riskleri nelerdir? miyom ameliyatının ölüm riski var mıdır? sorularının cevabını vereceğim.

Miyom Ameliyatı Riskleri

Miyom ameliyatının riskleri açık veya kapalı ameliyat yöntemine göre değişir. Kapalı ameliyatın riski açık ameliyattan birkaç noktada farklıdır. Bunun dışında açık ve kapalı miyom ameliyatları riskleri kabaca benzerdir.

Kapalı ameliyatta miyom cerrahisi risklerine ek olarak laparoskopinin getirdiği kullanılan gazla ilgili, giriş teknikleri yada ekibin deneyimi ile ilgili ek riskler gözlenebilir. Deneyimli ellerde kapalı cerrahinin açık cerrahiye olan avantajları öne çıkar.

Miyom ameliyatı riskleri şunlardır;

  • Miyom Ameliyatında Kanama Riski
  • Miyom Ameliyatında Organ Yaralanması
  • Miyom Ameliyatında Rahmin Alınması Riski
  • Miyom Ameliyatında Rahim İç Duvarının (Endometriyum) Zarar Görmesi
  • Miyom Ameliyatında Enfeksiyon Riski
  • Miyom Ameliyatı Sonrası Yapışıklık Riski
  • Anesteziye Bağlı Riskler

Miyom Ameliyatında Kanama Riski

Miyom ameliyatında aşırı kanamayla karşılaşılabilir, aşırı kanama hematom adı verilen kanama adacıklarının oluşumuna yol açabilir. Kanama kontrol edilemez ise rahmin kaybına kadar varan bir süreç yaşanabilir.

Miyom ameliyatında kanama riskinin önlenmesi için gerekli medikal ajanlar ve cerrahi teknikler hızlı bir şekilde uygulanmalıdır. Deneyimi yüksek cerrahi ekipler kanama kontrolü ile ilgili manevraları hızlı bir şekilde uygular ve olayın rahmin kaybına kadar giden bir sürece dönüşmeden düzeltilmesini sağlar.

Miyom ameliyatında kanamanın kontrolü için cerrahi ekibin kanama başlamadan alacağı önlemler ameliyatın daha kansız geçmesini sağlar. Tüm alınan önlemlere rağmen hem ameliyat sırasında hem de ameliyat sonrası hasta takip sürecinde kanamayla karşılaşılabilir.

Miyom ameliyatlarında takip sürecinde kanamanın durmaması nedeniyle tekrar ameliyata alınan hastalar olabilir. Doktorunuzun ameliyat ve takip sürecindeki deneyimi olası komplikasyonları en aza indirecektir.

Miyom Ameliyatında Organ Yaralanması

Miyom ameliyatında organ yaralanması riski özellikle hastanın geçirilmiş cerrahileri varsa artar. Geçirilmiş sezaryan, yumurtalık kisti yada önceki miyom ameliyatları komşu organlar olan mesane ve barsağın rahime yapışıklık ihtimalini artırır.

Bu tip yapışıklıkların ayrılması sırasında mesane yada barsak hasar görebilir. Mesane hasar görmüşse onarılır ve sonda 7 gün tutularak mesanenin iyileşmesi sağlanır. Barsak hasar görmüşse barsak onarılır ve ağızdan gıdaya geç başlanır. Hasta 5 günlük takipte barsakta olası kaçak durumu izlenir ve barsak kaçağı yoksa hasta güvenle taburcu edilir.

Miyom ameliyatında barsak ve damar yaralanma rsiki eğer kapalı cerrahi yani laparoskopi tercih edilirse göbekten aletlerin ilk girişi sırasında olabilir. Genel olarak laparoskopik cerrahi işlemlerin komplikasyonlarının %50 si göbekten aletlerin ilk girişi sırasında yaşanır. Barsak yaralanması olmasından daha kötüsü bunun farkedilmemesidir. Cerrahi ekibin bu konudaki deneyimi kapalı cerrahi komplikasyonlarını en aza indirecek ve size laparoskopinin avantajlarını yaşatacaktır.

Miyom Ameliyatında Rahmin Alınması Riski

Miyom ameliyatında kanama kontrol edilemezse rahmin alınma tehlikesi gündeme gelebilir. Yaşı genç veya çocuk isteği olan kadınlarda rahim alınması istenmeyen bir durumdur. Ancak hastanın ölüm riski söz konusu ise miyom ameliyatında rahim alınmak zorunda kalınabilir.

Ancak burada önemli olan kanama ile karşılaşıldığında doğru teknik, hızlı karar süreci ve kanama kontrolü manevraları ile rahmin alınması tehlikesi önlenebilir.

Miyom Ameliyatında Rahim İç Duvarının (Endometriyum) Zarar Görmesi

Miyom ameliyatında rahim iç duvarının korunması üreme sağlığının korunması için büyük önem taşır. Rahim iç duvarında endometriyum bebeğin tutunacağı yer olduğu için bu bölgeye zarar verilmemesi gebelik ihtimalinin artması için büyük rol oynar.

Miyom alınırken endometriyum cerrahi sırasında farkedilmelidir. Rahim iç duvarına yakın yerdeki miyom alınırken ekstra özen ve dikkat verilmelidir.

Bu farkındalık için ameliyat öncesi ultrason ve mr gibi görüntülerin ameliyat ekibince değerlendirilmesi gerekir. Miyom ameliyatlarında rahim boşluğuna girilebilir. Bu durumda rahim iç zarı güvenli bir şekilde onarılıp miyom ameliyatına devam edilebilir.

Miyom Ameliyatında Enfeksiyon Riski

Miyom ameliyatlarında her cerrahide olduğu gibi enfeksiyon riski yaşanabilir. Enfeksiyon riskinin en aza indirilmesi için aseptik koşullar ve kanama kontrolü büyük önem taşır. Kanama eğer hematom odakları yaratırsa bu alanda enfeksiyon riskide artar.

Miyom Ameliyatı Sonrası Yapışıklık Riski

Miyom ameliyatı sonrası yapışıklık riski açık ameliyatlardan sonra artar. Açık ameliyatlarda karnın açılması ve içeriye eldivenlerdeki pudra yada havadaki mikropartilüküllerin girmesi karın içinde organlar arasında yapışıklık ihtimalini artırır. Batın katları kaparılırken kullanılan dikiş materyalleride yapışıklığın diğer bir nedeni olabilir.

Ameliyatlarımızda yapışıklık ihtimalini aza indirmek için mümkün olduğunca kapalı ameliyatları tercih etmekteyiz. Eğer açık ameliyat mecburiyeti doğmuşsa bu durumda batın içine bırakılacak solüsyon ve yapışma önleyici bariyer sistemler ile yapışıklığın önüne geçilmeye çalışılır.

Anesteziye Bağlı Riskler

Miyom ameliyatında anesteziye bağlı riskleri genel anestezi ve epidural anestezi riskleri olarak gruplayabiliriz. Genel anestezi kullanıldığında damardan verilen anestezik ajanları ameliyat sonrası ayılma sürecinde bulantı, kusma, entübasyon tüpüne bağlı boğaz ağrısı, üşüme, titreme yaratabilir.

Miyom ameliyatının genel anestezi risklerinden biri de aspirasyon pnömonisidir. Aspirasyon pnömonisinde hastanın mide içeriği akciğerlere kaçar ve akciğer enfeksiyonu gelişir. Gerekli önlemler alınmazsa miyom ameliyatında ölüm riskine yol açabilir. Bu tehlikeyi ortadan kaldırmak için hastanın ameliyata aç gelmesi gerekir.

Miyom ameliyatında özellikle açık ameliyatlarda tercih edilen epidural anestezide ise bacak uyuşukluğunun geç kaybolması, beyin omurilik sıvı kaçağına bağlı şiddetli başağrısı ve tansiyon düşüklüğü gözlenebilir.

Miyom Ameliyatında Ölüm Riski

Miyom ameliyatında ölüm riski çok düşük bir ihtimaldir. Ölüm ancak kontrol edilemeyen bir kanama sonrası karşılaşılacak bir durumdur. Miyom ameliyatında ölüm riski doğru teknik ve zamanında bir müdahale ile önlenebilir.

Kapalı cerrahi yani laparoskopik yöntemler miyom ameliyatlarının daha kansız gerçekleştirilmesine imkan tanır. Ameliyatlar öncesi görüntüleme yöntemlerinin verimli kullanılması ve ameliyatın planlanması bu riski minimuma indirir.

Miyom ameliyatı tehlikeli mi?

Miyom ameliyatı tecrübeli ve deneyimli ekiplerce gerçekleştirildiğinde tehlikeli bir ameliyat değildir. Ameliyatın işlem öncesinde görüntüleme tetkikleri ile planlanması sağlıklı sonuç için önem taşır. Ameliyatı yapan ekibin miyom konumunu ve sayısını bilerek ameliyata girmesi ve miyomun rahimden ayrıldığı alanı doğru ayırt etmesi önemlidir.

Miyom ameliyatında cerrahiyi gerçekleştiren ekibin endometriyum dokusunun konumunu işaretlemesi ve koruması, damar yapılarını doğru tanımlayıp kanama kontrolü sağlaması, dikişlerin doğru ve verimli kullanması, yara dudaklarının anatomik yaklaştırılması ve gerektiğinde bipolar cihazlar ile dikişler arasında kalan bölgenin kanama kontrolünün sağlaması gerekir.

Sonuç olarak miyom ameliyatı doğru teknik ve tecrübeli cerrah tarafından gerçekleştirildiğinde riski az olan bir ameliyattır. Ameliyat öncesi doğru planlama yapılırsa, ameliyatta da doğru teknikler kullanılırsa miyom ameliyatının riski en aza indirgenebilir.

Referanslar

1. Ryan G. L., Syrop C. H., Van Voorhis B. J. Role, epidemiology, and natural history of benign uterine mass lesions. Clinical Obstetrics and Gynecology. 2005;48(2):312–324. doi: 10.1097/01.grf.0000159538.27221.8c.

2. Carranza-Mamane B., Havelock J., Hemmings R., et al. The Management of Uterine Fibroids in Women With Otherwise Unexplained Infertility. Journal of Obstetrics and Gynaecology Canada. 2015;37(3):277–285. doi: 10.1016/S1701-2163(15)30318-2. 

3. Milad M. P., Milad E. A. Laparoscopic morcellator-related complications. Journal of Minimally Invasive Gynecology. 2014;21(3):486–491. doi: 10.1016/j.jmig.2013.12.003. 

4. Chapron C., Fauconnier A., Goffinet F., Bréart G., Dubuisson J. B. Laparoscopic surgery is not inherently dangerous for patients presenting with benign gynaecologic pathology. Results of a meta-analysis. Human Reproduction. 2002;17(5):1334–1342. doi: 10.1093/humrep/17.5.1334. 

5. Malzoni M. Fertility after laparoscopic myomectomy of large uterine myomas: operative technique and preliminary results. European Journal of Gynaecological Oncology. 2003;24(1):79–82. 

6. Sizzi O., Rossetti A., Malzoni M., et al. Italian multicenter study on complications of laparoscopic myomectomy. Journal of Minimally Invasive Gynecology. 2007;14(4):453–462. doi: 10.1016/j.jmig.2007.01.013. 

7. Holzer A., Jirecek S. T., Illievich U. M., Huber J., Wenzl R. J. Laparoscopic versus open myomectomy: A double-blind study to evaluate postoperative pain. Anesthesia & Analgesia. 2006;102(5):1480–1484. doi: 10.1213/01.ane.0000204321.85599.0d. 

TÜM GÖRÜŞLER
Prof. Dr. Önder KoçJinekolog Prof. Dr. Önder KoçKadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Jinekolog Prof. Dr. Önder Koç
Whatsapp: 0505 287 4333