Cep 0505 2874333
bilgi@onderkoc.com
onderkoc.com

İnfertilite (Kısırlık)

kisirlik
İnfertilite (kısırlık) nedir?
Bir çiftin korunmasız düzenli cinsel ilişkiye rağmen bir yıl içerisinde gebe kalamaması durumuna infertilite (kısırlık) denir. Yapılan çalışmalar, eğer herhangi bir problem yoksa, kadın yaşının 35’in altında olduğu ailelerde bir yıl içerisinde gebe kalma şanslarının %90’lar üzerinde olduğunu göstermektedir. Çiftlerin yaklaşık %10-15 ‘inde infertilite bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır.

Genel olarak bakıldığında; çiftlerin %40-50’si kadına bağlı faktörler, % 30-50’ı erkeğe ait nedenler yüzünden gebe kalmada sorun yaşamaktadır. % 10–20 oranda çitflerin her ikisinde de problem olduğu gözlenmiştir. Olguların % 10-15’inde ise standart araştırmalar ile hem kadında hem de erkekte herhangibir kısırlık yapıcı neden bulunamayabilir. Bu duruma “Açıklanamayan infertilite” adı verilir.

Kadına ait faktörlerin; %30–40 yumurtlama problemleri, %30–40 tüplere bağlı sorunlar, %10–15 rahim ağzı sorunları, rahimin doğumsal bozuklukları, bağışıklık sistemi bozuklukları gibi diğer birtakım nedenler olduğu görülmüştür.

Kısırlık tedavisi için ne zaman başvurulmalıdır?

Genel olarak eslerin herhangi bir korunma yöntemi uygulamadan ve düzenli cinsel ilişkiye girmelerine rağmen 1 yıl boyunca gebe kalamaması durumunda doktora müracaat etmeleri önerilir. Ancak günümüzde evlilik yaşının artması ile beraber özellikle bayan yaşı 35’in üzerinde olan çiftlerde 1 yılı beklemeden daha erken dönemde kontrolden geçmeleri önerilebilir. Kadın yaşı 40’i aşsınca biraz daha hızlı davranılması iyi olacaktır.

Günümüzde değişen sosyal ve kültürel koşullar nedeniyle daha ileri yaşlarda evlenerek çocuk sahibi olmayı geciktiren kadınların sayısı artmıştır. Bu durumda evlendikten sonra bir yılın dolmasını beklemeden muayene olarak yumurtalık rezervleri ve hormonal tetkiklerini yaptırmaları uygun olacaktır. Kadın yaşının gebelik şansını etkileyen önemli bir faktör olduğu bilinmelidir. Yaşın ilerlemesi ile beraber herhangi bir uygulama ile elde edilecek yumurtaların sayısında ve kalitesinde azalma beklenmektedir. Bu durum tedaviden elde edilebilecek başarı beklentisini de düşürmektedir. Kadın yaşının 35’in üzerinde olması artık çok da oyalanılmaması gerektiği anlamına gelir. Yaş 38’in üzerinde olursa biraz daha hızlı hareket edilmeli, 40’ın üzerinde ise çok hızlı davranılmalıdır. 45 yaşın üzerinde ise artık eve sağlıklı canlı bebekle gitme ihtimali iyice azalmaktadır. Sadece kadın yaşı değil, yumurtalık rezervi de dikkate alınması gereken bir diğer önemli parametredir. Yumurtalık rezerv azlığı, yumurtalıktaki gelişmeye aday foliküllerin azalması anlamına gelir. Bazen kadın yaşı genç olsa da; genetik yatkınlık, endometriosis, daha önce yumurtalıktan ameliyat geçirmiş olmak, sigara içilmesi gibi faktörlerin etkisiyle rezerv azalabilir. Bazen hiçbir risk faktörü olmadan da bilinmeyen sebeplereden dolayı yumurtalık rezervi olması gerekenden az olabilir. Bu durumda da çok fazla oyalanmak doğru değildir.

Bir yıldan önce doktora başvurmayı gerektiren özel durumlar var mıdır?

Benzer şekilde; erkekte doğumsal veya sonradan oluşan gelişim bozukluğu veya cinsel fonksiyon bozukluğu durumlarında da hızlı davranılmalıdır. Aynı zamanda daha önce testis ameliyatı veya benzeri ameliyat geçirilmesi durumunda da fazla vakit kaybetmeden bir uzmana başvurmakta fayda vardır.